Dolar 3,6400
Euro 3,9015
BİST 92,423
Altın 1,284,1
MuratÖZYILDIRIM
MuratÖZYILDIRIM

Klasik Sazların Orgla İmtihanı (!)

Eklenme Tarihi : 13 Aralık 2013, 00:51


Sadece kanun sanatkarı olmayan aynı zamanda Mardin klasik musikisine dair çok kimselerin bildiğinin kat ve kat fazlasını bilen muhterem Ömer Faruk Gültaşlı ağabeyimiz, mardinimiz.com’daki son yazısında Emanuel Tüfenkçi, Cemil ve Zeki Tuma gibi Mardin'in musiki üstatlarına dair güzel bilgiler veriyor. Ne yazık ki eski değerler, gün geçtikçe kayboluyor. Şimdi, çok kimsenin uddan, cümbüşten artık haberi bile yok. Sadece Mardin’de değil klasik sazların çalındığı bütün Ortadoğu coğrafyasında bu sazlara ilgi özellikle gençler arasında azalıyor, bunların değeri yeni nesiller tarafından anlaşılamıyor. Kuşkusuz hala icracı ve dinleyici olarak gönül veren gençler var ve bu hiç inkar edilemez. Ancak sayının genel nüfus içindeki oranı nedir? Herhalde yüksek değil.

 

Eskiden musikiye gönül verenlerin bin bir emekle öğrendikleri ud, kanun, keman ve vurmalı sazların yerini, Ortadoğu’da org denen alet aldı. Zevksizliğin göstergesi bu çalgı, emeksiz ve lezzetsiz musikinin sesi olarak bulunuyor.

 

Aslına bakılırsa Şark musikisine orgun girişi aslında Muhammed Abdülvahab’la (1902 – 1991) başlar. Muhammed Abdülvahab, sadece Mısır’ın değil bütün Ortadoğu’nun geçen yüzyıla damgasını vuran en büyük Arap bestekâr, udî ve ses sanatkarı olarak hala önemini korumaktadır. Ümmü Gülsüm’e de besteler yapan Abdülvahap, birçok Mısır filmi için de besteler yapmıştır. Bestelerinde, klasik makamlarımız dışında rumba, samba gibi Batı müzikal formlarını da kullanmıştır. Muhammed Abdülvahab, süresi bir saate yaklaşan –inta omri gibi- birçok uzun besteler yapmış, bunlar Ümmü Gülsüm’ün olağanüstü sesiyle büyüleyici hale gelmiştir. Orkestra düzeninde de bilhassa kırklı yılların başlarından itibaren değişiklikler yapan Muhammed Abdülvahab, akordeon, org,elektro gitar gibi çalgıları da klasik sazların içine yerleştirmiştir. Keman sayısını olağanüstü arttırmış bu durum, Arap klasik musikisi içinde ud, kanun gibi sazların geri plana düşmesine neden olacak gelişmelerin başlangıcını oluşturmuştur.

 

Orgun Arap musikisi içine girişi, işte bu gelişmelerle olmuş ancak org, klasik sazların öğrenilmesindeki meşakkatli sürecin yanında kısa sürede öğrenilen halk musikisine de sirayet ederek burada da kendi “gücünü” göstermeyi başarmıştır. Türkiye’de sanat musikisi içinde klasik sazların içine bazen akordeon, bazen piyano eklenir olmuş, orga da -ön plana çıkarılmamak şartıyla- yer verildiği örnekler görülmüştür.

 

Türkiye’de arabesk eserleri de orgun bolca kullanıldığı örneklere sahiptir. İki binli yıllara gelindiğinde Arap ülkelerinin tamamında ve Türkiye’de halk musikisinde kullanımı büyük yayılım gösteren org, mesela düğünlerin vazgeçilmezi olarak karşımızda durmaktadır. Hakikaten Edirne’den Kars’a Kars’tan Mardin’e hemen bütün Anadolu’da org kullanılması yaygınlaşmıştır. Teknolojideki gelişmeler, orgların ud ve kanun gibi sesleri de –aslı gibi hiç olmamak kaydıyla- çıkarmasına olanak sağlar hale gelmiş ve buna kullanım kolaylığı eklendiğinde çalgının kullanımı iyice yayılmıştır.

 

Oysa, Mardin, Şanlıurfa gibi klasik geleneğin önemli ustalarını içinde barındıran geçmişe sahip kentlerde klasik sazların kullanımı daha ön plana çıkarılmalı ve bilhassa gençlerin bu sazlara yönelimi icracı ve dinleyici olarak teşvik edilmelidir. Aksi taktirde bugün Ömer Faruk Gültaşlı’nın kaleme aldığı Mardinli ud, kanun, cümbüş sanatkarlarının yerini, yazılacak yazılarda org “üstadı” bir takım eşhas alacaktır ki bu da köklü klasik musikinin sonu manasına gelir.

Bu haber 3180 defa okunmuştur.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google
  • Delicious
  • FriendFeed
  • StubmleUpon
  • Digg
  • Netvibes
::: MANŞET HABERLER :::
Yukarı Geri Mardin Haberleri Burada haberler

Video Galeri

Tüm videolar