'Mardin / Güneş Ülkesi' Artık Üniversiteli…


Açıklama: mardinimiz.com yazarı Nükhet Everi'nin kaleme aldığı, Mardin'i merak eden gezginler ve okurlar için eşsiz bir bilgi kaynağı olan 'Mardin / Güneş Ülkesi' artık üniversiteli..
Kategori: KÖŞE YAZARLARI
Eklenme Tarihi: 02 Aralık 2014
Geçerli Tarih: 26 Eylül 2017, 10:15
Site: Mardin Haberleri Burada
URL: http://haberler.mardinimiz.com/yazar.asp?yaziID=3483


2013 yılının Nisan ayında piyasaya çıkan ve şu anda 3. baskıya gitmek üzere olan “Mardin / Güneş Ülkesi” kitabım artık gezginlere eşlik etmenin yanı sıra araştırmacıların da elinin altında önemli bir kaynak konumunda.

 

Geçtiğimiz günlerde “Mardin / Güneş Ülkesi” yeni çıkan kitabım “Sarayın Dehlizlerinde” ile birlikte Almanların Türkiye’deki büyük araştırma enstitüsü “Orient-Institut Istanbul” kütüphanesine kabul edilmişlerdi.

 

Bu son derece önemli gelişmenin ardından öyle bir haber geldi ki, onur, gurur ve mutluluk birbirine karıştı.

 

“Mardin / Güneş Ülkesi” Amerika Birleşik Devletleri’nde Harvard ve Princeton ile Kanada’da McGill üniversitelerinin kütüphanelerine ve yine Amerika Birleşik Devletleri Kongre Kütüphanesi Congress Library’ye kabul edildi.

 

Yıllar süren aşkın, sevdanın, emeğin hatta kendime ait boş zamanların bile Mardin’e adanmasının sonucudur “Mardin / Güneş Ülkesi”. Kurucusu ve başkanı olduğum Mardin Çalışma Komisyonu'nun yıllardır sürdürdüğü çalışmaların bir uzantısıydı aslında bu kitap işi. Mardin Valiliği ile birlikte hazırladığımız "Mardin Şehir Planı / İl Haritası" ve aynı Şehir Planı'nın içindeki fikri komisyonumuza ait olan 'Gezi rotaları Projesi' benim artık bir kitap yazmam gerektiğini belli etmişti.

 

Bu aslında basit bir şeymiş gibi bahsettim belki yukarıda. Sonuçta dünyanın en saygın ve önemli üniversitelerinden, dünyanın en önemli kütüphanelerinden bahsediyoruz.

 

Ne mutlu bana ki, yapılan iş akademik düzeyde beğenildi ve bu kütüphanelerde yerini buldu.

 

“Mardin / Güneş Ülkesi”nin nasıl bir sürecin ürünü olduğunu kitabın giriş yazısında anlatmıştım.

 

Oradan bazı alıntılar yapalım:

 

“Sevdalının sevdasını yazması hem güzel, hem de zordur...”

 

Çok sevgili bir arkadaşım ve meslektaşım, Mardin kitabı yazma kararımı açıkladığımda aynen böyle demişti bana ve ardından da eklemişti: 

 

“Ama sen yaparsın!”

 

Elinizde tutuğunuz kitabın, acısıyla tatlısıyla, yıllara dayanan her türlü gözlem, araştırma, birikimin bir cümlede özeti belki de bu ilk cümle.

 

Mardin... Bu şehre duyduğum öyle bir aşk, öyle bir sevda ki... Nedenini, nasılını inanın ben de bilmiyorum ama yıllardır bu aşk bana neler yaptırdı onu biliyorum. Profesyonel turist rehberliği yaşamım boyunca Türkiye’nin her köşesinde severek rehberlik yaptım ve yapmaya da devam ediyorum. Ama Mardin benim için bambaşka bir yerde, gönlümde çok özel bir köşede oldu hep.

 

O kadar özel ki, zaman içinde Mardin’e “Sevgilim Mardin” diye hitap edecek kadar...

 

Araştırdım, okudum, öğrendim, sevdim, dokundum, taşların dilini öğrendim, hikâyesini kendisinden dinledim, sırlarımızı paylaştık, ağladım, güldüm, yedim, içtim ve orada yaşamaya bile başladım.

 

Zaman içinde yörede oluşan dostluklar ve yaşadıklarım benim kendimi Mardinli gibi hissetmemi sağladı. Bu çok hoş bir duyguyu da beraberinde getirdi. Pek çok insan beni Mardinli gibi gördü, hatta beni çok iyi tanıdığını düşündüğüm bazı kişilerin beni Mardinli sandığnı biliyorum.

 

Bir şehirle bu kadar özdeşleşebilmek, o şehrin seni bağrına basması... Evet, bu çok hoş bir duygu.

 

Zamanla bu aşk, bu sevda içime sığmamaya başladı. Artık onu anlatmalı, herkesle paylaşmalıydım.

 

Profesyonel turist rehberi olarak zaten bunu yıllardır yapıyordum, yüzlerce insan gezdirdim. Mardin hakkında bir çok yazı yazmıştım.

 

Farklı bir şey yapmalıydım, bu aşkı, bu sevdayı ölümsüzleştirmeliydim.

 

İşte o aşamada kitap fikri doğdu.Ama nasıl bir kitap olmalıydı? Tabii ki bir rehber kitap olmalıydı ama bu kitabı eline alan, Mardin ve yöresini gezerken benimle gezdiğini hissetmeliydi; benim de onunla birlikte yürüdüğümü, şehri ve yöreyi benden dinlediğini düşünmeliydi.

 

Daha da ötesi, Mardin’e ilk adım attığınız andan itibaren ben sizi bu kitap vasıtasıyla evimde ağırlamaya çalışıyor olmalıydım.

 

İşte böyle bir süreç ve düşünceler sonucunda oluşmuş olan elinizde tuttuğunuz bu kitapla bunu başarmış olmayı umuyorum.

 

(...)

 

Belki kitabı gördüğünüzde, elinize aldığınızda neden adının Güneş Ülkesi olduğunu düşünmüşsünüzdür...

 

Bu topraklarda binlerce yıl güneşe tapmıştır insanoğlu, gezerken göreceğimiz, tanıyacağımız pek çok kültür ve inanç bu topraklarda yeşermeden, bu topraklara gelmeden ve buraya yerleşmeden önce.

 

Bölgenin en önemli manastırlarından biri olan Deyrulzafaran Manastırı, bir güneş tapınağının üstüne kurulmuştur. Şayet araştırma ve kazı yapılırsa daha pek çok benzeri güneş tapınakları çıkacaktır ortaya.

 

Güneş aslında Mezopotamya’dır. Güneş bu topraklara can verir, karanlıktan sonraki ışıktır, iyinin kötüye galibiyetinin simgesidir, yol gösterir, renkleri getirir, toprağın bağrını cayır cayır yakarken bereketi de getirir.

 

Güneş bu coğrafyanın imzasıdır, mührüdür.

 

(...)

 

Kitabın satır aralarında şehirde ve yörede daha yapılabilecek pek çok şeyin de olduğunu göreceksiniz.

 

(...)

 

Soluk soluğa bir maceraya hazır mısınız?

 

Kadim uygarlıkların beşiği, Kuzey Mezopotamya’da uçsuz bucaksız uzanan El Cezire düzlüklerine bakan bu zarif taş şehirle başlayıp yöreyi benimle gezmeye hazır mısınız?

 

Buyurun o zaman...

 

(*) Giriş yazısından çıkarttığım bölümler aslında kitabı nasıl kullanabileceğinizi anlatan, bazı çok önemli detaylara dikkat çeken bölümler.

 

Kitabın arka kapağı da şöyle diyor:

 

İstanbul Rehberler Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı birliğin Mardin Çalışma Komisyonu kurucusu ve başkanı Nükhet Everi bu kitabıyla binlerce yıllık bir geçmişe sahip Mardin'de sizleri sokak sokak bir yolculuğa çıkarıyor.

 

Mardin'i yalnızca önemli tarihi eserleriyle değil yerel kültürü ve insanlarıyla da tanıtıp; yemek ve alışveriş önerileriyle gezinize renk katıyor.

 

Mardin'i merak eden gezginler ve okurlar için eşsiz bir bilgi kaynağı...


"Güneş Ülkesi'nin sahici fısıltılarını bugüne taşıyan telaşlı bir gezgin... O kadar telaşlıdır ki, heybesine yüklediği hikâyeler bin renkli, bin bir ötüşlü Anka gibidir... On binlerce yıllık kültürün telaşlı aktarıcısıdır Nükhet..."
Ahmet Güneştekin

"Mardin'i gittim gördüm, ama Nükhet Everi'nin kitabını okuduktan sonra 'gitmiş-görmüş' saymadım kendimi. Mardin'i, oranın ruhunu, hikâyelerle, tarihle, insanla öyle ustaca anlatmış ki Nükhet; tam anlamıyla görmek için bu kitaptaki satırlar eşliğinde bir kez daha gideceğim Güneş Ülkesi'ne. Bazen gidip görmek yetmiyor işte; satırların eşliğinde dokunmak gerekiyor!" Onur Baştürk Hürriyet Gazetesi (Kelebek Yazarı)

"Sürünün peşine takılmayıp kendi yolunu çizen sıra dışı insanlara bayılırım. Onlar hareket ettirir kitleleri, değişik fikirleri ve bakış açıları insanları düşünmeye, yeniyi keşfetmeye iter. Nükhet kanaat önderlerimdendir, bakıp da göremediğimi gösterir bana. Taşın şiire dönüştüğü Mardin'e defalarca gittim. Göremediğim her şey ince ince elenip işlendikten sonra Nükhet'in kaleminden dökülmüş satırlara. En keyifli Mardin yolculuğum bu kitabın sayfaları arasına saklanmış, elimden bırakamadım." Saffet Emre Tonguç Tarihçi, Seyahat Yazarı  


Ne mutlu bana...


İlk göz ağrım, göz bebeğim "Mardin / Güneş Ülkesi" ne güzel şeyler yaşıyor ve yaşatıyor. Yolu ve bahtı açık olsun...