Tarihe Geçen Demokrasi


Açıklama: mardinimiz.com yazarı Furkan Yavuzoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili yazısı..
Kategori: KÖŞE YAZARLARI
Eklenme Tarihi: 13 Ağustos 2014
Geçerli Tarih: 18 Ağustos 2017, 17:17
Site: Mardin Haberleri Burada
URL: http://haberler.mardinimiz.com/yazar.asp?yaziID=3364


10 Ağustos 2014 günü bir ilk yaşandı. 2003 yılından bu yana Başbakanlık görevini yürüten AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet tarihinde ilk kez halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanı oldu. Erdoğan, bundan sonra 12. Cumhurbaşkanı olarak Çankaya Köşkü’ne ev sahipliği yapacak.

 

Pazar günkü seçim sonuçlarına göre, Recep Tayyip Erdoğan 21.008.124 oy alarak ilk turda ipi göğüsleyen aday oldu. Çatı aday Ekmeleddin Mehmet İhsanoğlu 15.590.906, HDP adayı  Selahattin Demirtaş 3.967.201 oy alarak tarihi seçimin bir parçası oldular.

 

Yurt genelinde olduğu gibi Mardin’imizde de seçime katılım oranı eski seçimlere nazaran düşlük bir katılımla sonuçlandı. Bir zamanlar AKP'nin kalesi olan Mardin, gün geçtikçe bu gücünü ve oy potansiyelini kaybetmektedir.  AKP'nin bu gücünü HDP'nin elde ettiğini görmekteyiz. Bana göre AKP'nin bu inişli grafiği geçmişteki yerel yönetiminden kaynaklanmaktadır. Bu benim şahsi fikrim olup kimine göre de bu bir başarısızlık değildir. Değişen ilçe başkanları, bazı parti üyeleri olmasına rağmen bir ilerleme sağlanmadığı kanaatindeyim. Oysaki Başbakan Erdoğan, Mardin'i her zaman parti tabanı açısından farklı bir yere koyduğu herkesçe bilinen bir gerçektir. Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı ile aslında yerel tabana inmeyi planlamaktadır. Bu da yarı başkanlık sistemini doğuracaktır.

 

Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olan Selahattin Demirtaş da ciddi anlamda oy potansiyelini arttırarak gelecek seçimlerde baraja takılmamayı hedeflemektedir.

 

Bütün bunların yanında Cumhurbaşkanını halk seçerek demokrasiye büyük bir ivme kazandırılmıştır. Ancak yaklaşık on partinin birleşerek tek aday üzerinde seçime gitmesi bahsi geçen parti tabanlarını küstürmüştür ve oylar kaymıştır diyebiliriz. Zira her partinin kendine has bir duruşu olduğu düşünülmektedir. Dolayısıyla bu durum partilerin tabanını itmiştir.

 

Demirtaş'ın çatı aday formülüne müdahil olmayarak hem parti hem de kendi şahsiyeti açısından tarihi önem taşıdığını düşünmekteyim. Buna göre partisine ve tabanına en saygılı lider konumuna gelmiştir. Nitekim Demirtaş'ın aldığı oy her kesimin takdirini ve alkışını kazanmıştır.

 

Sonuç itibari ile Cumhur kararını verdi ve kendi kaderinin kendi tayin etti diyebiliriz. Halkların vermiş olduğu kararlara tüm toplumların saygı duyduğu gibi Türkiye de yeni Cumhurbaşkanına saygı duyacaktır.

 

2015 Genel seçimlerine kadar herhangi bir erken seçim olmaz ise siyasette istikrar sağlanmış demek doğru olur.

 

Netice itibarı ile Türkiye'de Cumhurbaşkanı'nı ilk defa halk seçerek demokrasi adına büyük ve onurlu bir adım atılmıştır. Sonuç ne olursa olsun, Seçimi demokrasi ve Türkiye kazanmıştır.