Dolar 3,8866
Euro 4,5863
BİST 107,71
Altın 1,278,2

Arkeologlar Umutsuz Değil!

Arkeologlar Umutsuz Değil!
Eklenme Tarihi : 22 Nisan 2014, 17:28
mardinimiz.com Genel Yayın Yönetmeni Burak Erdem, 'Arkeologların Güzin Ablası' Arkeologlar Derneği Başkan Yardımcısı ve Arkeolog İstihdamı Platformu Sözcüsü Sayın Binnur Çelebi ile arkeologların istihdam sorununu konuştu.

Ülkemizde birçok meslek grubu ne yazık ki istihdam sorunuyla karşı karşıya.. İstihdam sorunu yaşayanların başında da arkeologlar geliyor. Her köşesi buram buram tarih kokan güzel ülkemde arkeologların istihdam sorunu yaşamaması gerektiğini savunanların başında gelmekteyim. Her yıl binlerce arkeoloji öğrencisi umutsuz bir şekilde mezun oluyor ve farklı çalışma alanlarında iş arayışı içine giriyor. İşte bu noktada gazetecilik yapan bir arkeolog olarak arkeologların sessiz çığlıklarına ses olmak istedim.

 

 Son dönemlerde sosyal medyayı aktif bir şekilde kullanarak seslerini duyuran gruplar arasına arkeologlar da dahil oldu. Bir grup arkeolog sosyal medyada örgütlenerek, umutsuz arkeologlara umut olmak için girişimlerde bulunuyor. Gün geçtikçe üye sayısı artan “Arkeolog İstihdam Platformu” arkeologların çaresizliklerini sosyal medyada dile getiriyor. Arkeolog İstihdamı Platformu her akşam  20:00-01:00 saatleri arasında Twitter’da tweet etkinliği düzenleyerek Twitter’da arkeologların sorunlarına dikkat çekiyor.

 

Arkeolog İstihdam Platformu’nun çalışmalarını ve arkeologların sorunlarını konuşmak üzere Ankara’da, 42 yaşında mesleğine kavuşmuş bir arkeolog olarak gençlerin umudu haline gelen tabiri caizse “Arkeologların Güzin Ablası” Arkeologlar Derneği Başkan Yardımcısı ve Arkeolog İstihdamı Platformu Sözcüsü Sayın Binnur Çelebi ile bir araya geldik.

 

Binnur Hanım; Arkeolog İstihdamı Platformu ile tanışma sürecini şöyle anlatıyor: “Dernek yönetimine girmeden önce sosyal medyadaki Arkeolog İstihdamı Platformu’ndan haberdar durumdaydım. Genç arkeologların umutsuzluklarını görüyordum. Ben 1988 mezunuyum ve 4 yıl boyunca mesleğimle ilgili sınavlara girdim. Her ne kadar sınavları kazandıysam da atanamadım ve mecburen o zaman ki adı PTT olan şimdiki Türk Telekom’da memur olarak çalışmak zorunda kaldım. Ben inatçı bir kişiyim. Bir şeye karar verdiysem mutlaka sonuna kadar mücadele ederim. Hiçbir zaman arkeolog olarak görev yapma isteğimden ve hayalimden vazgeçmedim. Arkeologlar Derneği’nin yönetimine girerek arkeologların sorunları dernek çatısı altında ifade etmek istedim. Derneğin çıkardığı İDOL dergisini yayına hazırlama görevi bana verildi. Dergide sürekli olarak arkeologların sorunlarını yazdım. Arkeologların istihdamına yönelik önerilerde bulundum. Arkeolog İstihdamı Platformu’nun çalışmalarını hayranlıkla takip ettim. Umutsuz arkeologlar beni ablaları olarak gördü. Herkesin derdini saatlerce dinledim, çözüm arayışları içine girdim. Şuanda sosyal medyada 750’ye yakın üyemiz var. 2000’den fazla imzanın atıldığı imza kampanyamız ve TBMM'ne dilekçelerimiz ve BİMER başvurularımız var. Her akşam  20:00-01:00 saatleri arası Twitter’da tweet etkinliğimiz devam ediyor. Mayıs ayında da Ankara'da eylem yapmayı planlıyoruz.”

 

YÖK onayıyla üniversitelerde bugüne kadar 41 tane arkeoloji bölümü açıldığını ve 2013 ÖSYM kılavuzunda bu bölümler için toplam 2768 kontenjan ayrıldığını belirten Çelebi, “KPSS ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’na 2012 yılı ilk dönem için 10 kişi, ikinci dönem için 4 kişi alınmıştır. 2013 Haziran alımında 15 kişi atanırken girişimlerimizle ikinci dönem bu alım üç katına çıkarak 45 olmuştur. Bakanlığın iki yıl içinde 74 arkeolog alımı üniversitelerin arkeoloji bölümlerinden iki yıl içerisinde kabaca 4000 mezun sayısı ile orantılandığında yine %1 oranında kalmaktadır. Bu durum okullarını umutla bitiren on binlerce işsiz genç meslektaşıma hayal kırıklığı yaşatmaktadır. İşte bu durum beni çok üzüyor. Pırıl pırıl gençlerimiz arkeoloji aşkıyla mezun oluyorlar ve bir anda hayatın acımasız tarafıyla karşılaşıyorlar. Geçen yıl Kültür Bakanlığı’na KPSS'den sözleşmeli olarak 28 sanat tarihçi, 14 mimar, 121 restoratör vs. toplamda 331 kişi atanırken bu  olanaktan maalesef arkeologlar yararlandırılmadı. 2007-2011 yıllarında KPSS’ye giren 6579 arkeologdan ancak 143 kişi istihdam edilmiştir. 2012 yılında KPSS'ye giren ortalama 5500 arkeologdan ise Kültür Bakanlığı’na sadece 14 şanslı kişi atanmış. Diğer şanslı olan arkeologlar da sözleşmeli olarak görev yapma fırsatı buldu. Sözleşmeli olarak görev yapanların da sayısı çok çok azdı. Bulunduğum her platformda sözleşmeli olarak görev yapan arkeologların, atanamayan arkeogların hatta atanan ve sorun yaşayan arkeologların da sorunlarını anlattım. Ne yazık ki Türkiye’de yerine göre arkeolog olduğumuz hatırlanıyor, yerine göre arkeolog olduğumuz hatırlanmıyor.”

 

42 yaşında mesleğine kavuşmuş bir arkeolog olduğunu belirten Çelebi, “Yıllarca mücadele ettim ve ne acıdır ki 42 yaşıma geldiğimde mesleğime kavuşabildim. Arkeolog İstihdam Platformu’nda verdiğim mücadelenin aslında özeti şu; ben 42 yaşında mesleğime kavuştum. İstiyorum ki genç arkadaşlarımız benim gibi uzun yıllardan sonra mesleklerine kavuşmasın. Gençliğin verdiği enerji ile yaşamlarının baharında mesleklerini yapsınlar istiyorum.”

 

Arkeologların istihdamına yönelik çözüm önerileri sunan Çelebi, “Bugüne kadar 2006-2010 yılları arasında 20 valilikte ve 28 belediyede KUDEB kurulmuş 2011 yılında ise yalızca iki belediye eklenmiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığınca 81 il içinde KUDEB’i bulunmayan valiliklerde ve belediyelerde yeni KUDEB’lerin hayata geçirilmesi öncelikli taleplerimiz arasındadır. Tüm valilik ve belediyelerde KUDEB kurulduğu takdirde yaklaşık 1000 arkeolog istihdam edilmiş olacaktır. Meslektaşlarımızın mimar ya da mühendisler gibi özel sektörde çalışma imkânı bulunmamaktadır. Birçok ülkede uygulanan arkeologların daha proje aşamasında katılımı sistemine geçilmelidir. Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde yapılacak olan restorasyonlarda (kale, müze vs), ören yeri ve çevre düzenlemeleri gibi iş ve işlemlerde proje yapım ve uygulamalarına ilişkin yapılacak olan protokol ya da sözleşmelerde arkeolog istihdamı şartının konulması meslektaşların özel sektörde istihdam edilmesine kapı aralayacaktır. Ayrıca arkeologların istihdam edilebileceği çok sayıda kurum ve kuruluş bulunmaktadır. Bu kurum ve kuruluşları şu şekilde sıralayabiliriz:

 

1- Kültür Turizm Bakanlığı (Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne bağlı merkez ve taşra teşkilatında; Müzeler, Koruma Bölge Kurulu ve Rölöve Müdürlüğünde daha fazla arkeolog istihdamına yer verilmesi, ayrıca arkeolog ve diğer meslek gruplarından arazi teşkilatları kurularak, açık anlardaki höyük, ören, tümülüs vb. yerlerin denetlenmesi, tescillenmesi ve kültür envanterinin hazırlaması görevinin verilmesi)

2- Dışişleri Bakanlığı (Türkiye’nin büyükelçilik ve konsolosluklarının bulunduğu yerler)

3- Ulaştırma ve Denizcilik Haberleşme Bakanlığı (Karayolları Genel Müdürlüğü)

4- Enerji ve Tabi kaynaklar Bakanlığı (Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı)

5- Milli Eğitim Bakanlığı (Ortaöğretimde zorunlu arkeoloji derslerinin konulması ve bu derslere arkeologların girmesi)

6- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

7- İçişleri Bakanlığı (İl Emniyet Müdürlüğü, İl Özel İdareler ve tüm Belediyelerde en az 1 arkeolog kadrosunun bulunması)

8- Adalet Bakanlığı (Kadrolu Bilirkişi)

9- Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı

10- Jandarma Genel Komutanlığı

11- Vakıflar Genel Müdürlüğü

12- Maden Teknik Arama Enstitüsü’nde daha fazla arkeolog kadrosunun bulundurulmasının sağlanması

 

Arkeolog olmanın bir gönül işi, bir sevda ve aşk olduğunu, genç arkeologların asla umudunu kaybetmemesi gerektiği söyleyen Binnur Hanım’ın genç arkeologlara bir abla olarak birkaç tavsiyesi var.

 

Binnur Hanım diyor ki; “Bu meslek sevilmeden yapılacak bir meslek değil. Eğer seviyorsanız dünyanın en güzel, en heyecanlı ve en onurlu bir mesleğidir. Çünkü karanlık tarihi aydınlatmakta sizin de payınız olacak. Ama öncelikle karşı olmama rağmen yabancı dili geliştirmek ve çok okumak gerekiyor. Arkeolog entelektüel olmalı. Çünkü kazı yaparken bulduğunuz eserlerle yaşamın her alanına tanıklık ediyorsunuz. İyi bir muhakeme iyi bir bilgi birikimini gerektirir. Tarih, din, mitoloji, coğrafya, jeoloji, tıp, gastronomi, psikoloji, sosyoloji, siyaset vb. gibi  bütün bu alanlarda az çok bilginiz olmalı. Ayrıca mutlaka yüksek lisans ve doktora yapmaya gayret göstermeliyiz. Bunları tamamıyla arkeolojide değil farklı disiplinlerde yapılmasını tavsiye ediyorum. Hayatın size tepside sunulmasını beklemeyin. Önce isteyin, sonra çalışın, her türlü zorluğa karşı inatla ve inançla mücadele edin ve azmedin sonrası zaten önünüze gelecektir. Dünyanın en güzel, en keyifli ve en onurlu mesleğini yapmaya aday bütün genç arkeologlara başarılar diliyorum.”

 

Binnur Hanım’a bu keyifli söyleşi ve arkeologların istihdamı için göstermiş olduğu çaba nedeniyle teşekkür ediyorum.

Bu haber 7773 defa okunmuştur.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google
  • Delicious
  • FriendFeed
  • StubmleUpon
  • Digg
  • Netvibes
Röportaj Haberleri
::: MANŞET HABERLER :::
Yukarı Geri Mardin Haberleri Burada   haberler  

Video Galeri

Tüm videolar