Dolar 3,6400
Euro 3,9015
BİST 92,423
Altın 1,284,1

Başbakan: 'Taksimi Boşaltmasını Biliriz'

Başbakan: 'Taksimi Boşaltmasını Biliriz'
Eklenme Tarihi : 15 Haziran 2013, 20:02
'Milli İradeye Saygı' mitingi çerçevesinde Ankaralılara seslenen Başbakan Erdoğan Gezi Parkı'ndakilere seslendi: Devlet sizin oyuncağınız değil. Boşaltmazsanız, boşaltmasını biliriz.

AKP'nin "Büyük Oyunu Bozmaya Haydi Tarih Yazmaya" sloganıyla düzenlenen "Milli İradeye Saygı" mitiginde konuşan Başbakan Erdoğan, Taksim Gezi Parkı'ndakilere son kez seslendi.

 

"Devlet sizin oyuncağınız değil" diyen Başbakan Erdoğan, "Çok net söylüyorum.Çok açık net söylüyorum, Taksim Meydan boşaldı boşaldı, boşalmadığı takdirde artık bu ülkenin güvenlik güçleri orayı boşaltmayı bilir" diyerek müdahale sinyali verdi.

 

İşte Başbakan Erdoğan'ın Ankara Mitingi Konuşması;

 

Sizleri bu anlamlı buluşmada en kalbi duygularımla selamlıyorum. Bugün Ankara'dan, bizim için miting yapan, bize muhabbetler gönderen, binlerce km öteden sevgilerini haykıran Makedonyalı kardeşlerime, Saraybosnalı kardeşlerime, Filistinli, Angolalı kardeşlerime en kalbi selamlarımı gönderiyorum. Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi kardeşlerimizin üzerine olsun. Şu an bizimle beraber bu heyecanı paylaşanlar var, Londra'da, Viyana'da ve Budapeşte'de bize destek veren Avrupa'nın şehirlerinde, New York'ta destek gösterileri yapan dostlara şükranlarımı sunuyorum.

 

İŞTE TÜRKİYE'NİN FOTOĞRAFI BU

 

Bu manzarada gürültü yok, bu manzarada yakıp yıkmak yok, bu manzarada gönül insanları var. İşte Türkiye'nin gerçek fotoğrafı bu. Türkiye'yi anlamak isteyen varsa Ankara Sİncan'a gelsin, burayı görsün.

 

Demokrasinin, hukukun, milli iradenin sesini duymak isteyen varsa Ankara'ya gelsin. Sessiz yığınların sesini duymak isteyen varsa işte buradan, Ankara'dan işitsin. Öyle bir haykıralım ki ta Üsküp, ta Gazze'deki arkadaşlarımız bizi duysun.

 

TORUNUM DA BU SLOGANI SÖYLÜYOR

 

Bu sloganları öyle çok söylediniz ki, 35. yaşındaki torunum sabah beni bu şekilde uyandırıyor. "Dik dur eğilme, bu millet seninle" diyor. Hiç endişeniz olmasın Allah'ın izniyle bu kervan aynen böyle yürüyecek. Bu millet partisi ne olursa olsun, etnik kökeni, meşrebi ne olursa olsun demokrasiye sahip çıkıyor. Milli iradeye sahip çıkıyor. Bugün buradan dünyaya ses verdiğiniz için her birinize tek tek teşekkür ediyorum.

 

17 gün boyunca, Türkiye'nin her şehrinde, dünyanın birçok şehrinde milyonlarca kardeşim bizlere dua etti. Ben biliyorum ki nineler, dedeler, anneler, babalar hatta çocuklar kimi zaman açıktan bizler için, hükümeti için, ülkelerinin huzuru için el açıp dua etti.

 

MİLLETİMİN KALP GÖZÜ AÇIKTIR

 

Benim milletim, meselelere sadece gözüyle değil, kalp gözüyle bakar. Benim milletimin kalp gözü açıktır. Siz oynanan oyunu gördünüz. Siz kurulan tuzağı hiç ettiniz. Siz yapılan saldırıların hedefini anladınız. İşte bugün siz bu meydanda tek bir gönül olarak, tek bir yürek olarak o çirkin oyunu, o alçak tuzağı, o haince saldırıları bozuyor "millet burada" diye tüm dünyaya haykırıyorsunuz.

 

2014 SEÇİM KAMPANYASININ İLK ADIMI

 

Biz Türkiye'yi 10 buçuk yıldır, dünyanın en ileri ülkelerinden biri haline getirmenin mücadelesini verdik. Geleceği birlikte kurmak için, hiçbir ayrım gözetmeksizin, herkese el uzattık ama birileri bize yumruk uzattı. Yumruk uzatanla toka yapılabilir mi? İşte bu yüzden yola çıktık. Sincan'dan yola çıktık, bu aynı zamanda mart 2014 seçimlerinin kampanyasının ilk adımıdır. Bu anlayışla Türkiye'de çok uzun zamandır hasreti çekilen birlik ve beraberliği biz bu sürede tesis ettik. Milletimizin tamamı aynı hedefe yöneldi.

 

Kimsenin şu gördüğünüz tarihi birliği bozmasına asla izin vermeyeceğiz. Kimsenin Türkiye'nin yeniden sokak sokak, köy köy, şehir şehir ve bölge bölge birbirine düşman edilmesine asla müsade etmeyeceğiz. Çünkü biz birlikte Türkiye'yiz. Kimse bu birliği zedeleyemeyecek. İnşallah hepsinin hevesleri kursaklarında kalacak.

 

TENCERE TAVAYLA KOMŞUYU RAHATSIZ EDENDEN OLMADIK

 

Bizim millet olarak öyle bir direniş tarzımız var ki. Tüm oyunları bozar, tüm tuzakları alt üst ederiz. Biz dua ve yakarış ile direniriz. Biz susarak, sabrederek "mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler" diyerek direniriz ama onlar bunu anlamaz. Biz 27 Mayıs'ın karanlığını işte böyle bir direnişle aştık. Biz 28 Şubat'ın, 12 Eylül'ün ve 27 Nisan'ı böyle aştık. Birileri gibi eline taş alan, molotof kokteyli alan, sapan alanlardan olmadık. Birileri gibi gece yarılarına kadar kornolarına basarak, gürültü kirliliği yapanlardan olmadık. Tencere tava çalarak, komşunu rahatsız edenlerden olmadık. Bunlar mı çevreci? Bunun adı gürültü kirliliği, çevrecilikte gürültü kirliliği var. Çevrecilikte görüntü kirliliği var. Bunların neresi çevreci.

 

ÇAPULCUDAN RAHATSIZ OLMUŞLAR

 

Çapulcudan çok rahatsız olmuşlar. Bana gelenlere dedim ki, Türk Dil Kurumu sözlüğünden okudum. Düzeni bozma gayretindekilere çapulcu denir. Ayrıca kamu düzenini bozmaya çalışmak suçtur. Eğer demokratik, laik, parlamenter bir hukuk devletinin içindeysek, kusura bakma, bu kurallara uyacaksın. Sen, bu benim hakkımdır diyerek, benim hakkıma zulmedemezsin.

 

SİZİN DEMOKRASİ ANLAYIŞINIZ BU MU?

 

Araçları yakan, dükkanlara zarar verenlerden olmadık. 12 tane parti teşkilatımız yakılıp yıkıldı. Yahu parti teşkilatı sana ne yaptı be? Hani hak hukuk, demokrasi diyordunuz? Ben özellikle Taksim olmak üzere, ülkemin değişik yerlerindekilere sesleniyorum:


Sizin özgürlük, demokrasi anlayışınız bu mu? Olayın aslı Gezi Parkı mı? Bunların hepsini sizlere belgelerle daha sonra açıklayacağız merak etmeyin. Bu işin kaynağı neresi, göreceksiniz. Bu iş dışarıda ve içeride koordineli olarak yürüyen bir iştir. Bu ihanet şebekesini milletimize tanıtacağız.

 

BAŞÖRTÜLÜ KADINI TACİZ ETTİLER

 

Başörtülü bayan, araba kullanıyor diye arabayı tekmeliyorlar. Eşini bekleyen başörtülü kadını taciz ediyorlar. Allah aşkına sizin özgürlük anlayışınız bu mu? Bu nasıl özgürlükçülük? Bu nasıl adaletten, haktan yana olmak? İşte bu gördüğünüz topluluk, bu yanlışa düşmedi. Burada Türkiye'nin özeti var. Başörtülüsü de burada, başı açık olan da. El Ele omuz omuza hep birlikte Türkiye.

SABREDİYORUZ, SABREDİYORUZ

 

Polisimize el uzattılar, sabrettik. Sabrediyoruz. Polisimize başında malesef milletvekili olan bir CHP'li tarafından el uzatıldı, dil uzatıldı. Yine sabrettik. Başörtülü kızlarımıza el uzattılar, sabrettik. Okullara sokmadılar, üniversitelere sokmadılar. Eğitim öğretim özgürlüğünü elinden aldılar. Ama onlar sabrettiler.

 

CAMİDE İÇKİ İÇTİLER

 

Camilerimize ayakkabıları ile girdiler. Camilerimizde içki içtiler. Sabrettik. Duvarlara, hakaretler yazdılar. Sabahlara kadar azgınca küfrettiler. Şahsım da dahil olmak üzere hep küfrettiler. Ama sabrettik. Niye? Çünkü biliyorduk ki kem söz sahibinindir. Çocukları ve kadınları rahatsız ettiler. Bunlara da sabrettik. Bir kere tüm bu vandallıkların hesabını yargıda soracağız yargıda. Bunu takipsiz bırakmayacağız. Ayrıca 8 ay daha sabredeceğiz. Milletin önüne sandık gelince, bunlardan hesabı işte o zaman soracağız. Buna hazır mıyız?

 

BUNLARIN ÇOĞU GEZİ PARKINI BİLMEZ

 

Meselenin çıkış yeri ile, geldiği nokta çok farklı. Her şeyden çok farklı insanlar geldiği halde bir şey konuştular. Ne dediler? Gezi Parkı. Bunların çoğu bilmez Gezi Parkı'nı. Daha yeni öğrendiler. Biz Taksim'de Gezi Parkı'na gelen, saf temiz kardeşlerimizi kabulleniyoruz. Fakat bunu anlıyorum da. Ortada henüz bir şey yokken, bu genç kardeşlerimin orada birileri ile bulunmasını anlayamıyorum. Ne ihale var, ne atılan bir adım var. Ne yapılmakta olan bir şey var. Acaba niye buraya geldiler.

 

ÇEVRE DUYARLILIĞI İLE ORTAYA ÇIKANLARI AYIRIYORUM

 

Çevre duyarlılığı ile ortaya çıkan kardeşlerimi diğerlerinden ayırıyorum. Onlara saygı duyduğumu kendilerine ifade ettim. Ama iş daha ilk günden itibaren çevre duyarlılığının ötesinde çok başka bir noktaya doğru gitti. Oraya götürüldü.

 

BİZE FARKLI OYUNLAR SAHNEYE KOYDULAR

 

Sevgili kardeşlerim, orada illegal örgütler vardı. Gezi Parkı perdesinin gerisinde çok farklı hesaplar devreye sokuldu. Çok farklı oyunlar sahneye konuldu. Bu konuda ulusal medyanın bir kısmı yalan  haber  ve iftira ile her türlü ilkesizliği sergiledi.

 

Uluslararası medya her türlü iki yüzlülüğü sergiledi. Kimi siyasetçiler, söylemleri ve eylemleri ile onlara para bile vererek, dilenci mi bunlar, hani eylemciydi bir mezhep çatışması çıkarmak için her türlü tahriki yaptılar. Sosyal medyada sahte hesaplar üzerinden yalan  haberler  yayılmak suretiyle akıl almaz provokasyon gerçekleştirildi.

 

Sokak ve caddelerde, çadırların içinde ve dışında, milletin değerleri ile örtüşmeyen, nice görüntüler yaşandı. Biz bunların hiçbirine aynı yöntemlerle mukabele etmedik. Çünkü biz yakıp yıkarak, yalan ve iftira ile bu yola koyulmadık. Biz dualarımızla, emeğimizle, alın terimizle, hukuk ve demokrasi ile sandıkla direniriz.

 

8 AY SONRA SANDIK VAR

 

27 Mayıs'ta bu millete o oyunu oynadılar. Biz sandıkla, hukukla sorduk bu oyunun hesabını. 28 Şubat'ta, 27 Nisan'da da bu oyunu oynadılar. Hesabımızı yine sandıkta sorduk. Hukuk içinde, demokrasi içinde, ahlak ve edep içinde sorduk. İnşallah bu hukuksuzluğun, bu sandık tanımazlığın hesabını da yine 8 ay içinde demokrasi içinde sandıkta soracağız. Ağır başlılıktan taviz vermeyeceğiz. Tahriklere kulak asmayacağız. Sabredip, bekleyip böyle direneceğiz.

 

BİZE TUZAK KURDULAR

 

Bize nasıl bir oynadıklarını, nasıl bir tuzak kurduklarını çok iyi görmenizi istiyorum. 17 gündür bu medya, bu siyasetçiler, bu sosyal medya bilinçli şekilde, meselenin aslını gizliyor. Israrla ağaç diyerek, çevre diyerek, konuyu saptırmaya çalışıyorlar. Yapılan hukuksuzluğu yapılan şiddeti, yapılan tahribi bu şekilde örtmek istediler.

 

HESAP BAŞKA, OYUN BAŞKA

 

Çevre hassasiyetini amacından saptırarak bu masum talebin arkasına saklanarak büyük bir siyasi provokasyonun peşinde oldular. Hesap çok başka, oyun çok başka. Tuzak bambaşka.

 

MHP'LİLER AKP MİTİNGİNDE ERDOĞAN'A DESTEK PANKARTI AÇTI

 

(MHP'liler, miting alanında MHP bayrağı açarak Başbakan'a destek verdi) MHP'li kardeşlerime teşekkür ediyorum. Bu destek sayesinde teşekkür ediyorum. Sağolsunlar, var olsunlar. İnşallah bu yürüyüş hep birlikte devam edecek.

 

TÜRK BAYRAĞINI YAKTILAR

 

Türk bayrağını yaktılar. İçki şişeleri arasında güya çadırdan mescit yaptılar. Ayakkabılarıyla Dolmabahçe'deki camiye girip içki içtiler. Bir taraftan ulusalcıyız dediler, atatürk anıtı üzerindeki paçavralara göz yumdular. Orada asılanlar neydi terörist, illegal örgütlerdi, başbakana hakaret içeren paçavralar. Bölücülerin posteri ile türk bayrağı ile atatürk posteri yanyana. Niye bunu seyrettiniz? Terör örgütünün paçavralarına niye seyirci oldunuz Neden?

 

POLİSE NEDEN SALDIRDINIZ?

 

Polis müdahalesi günlerce ağızlarında sakız yapanlar kendi şiddetlerini sakladılar. Polis su kullanır, biber gazı kullanır. AB'de ABD'de Rusya'da Çin'de böyledir. Hatta bazı ülkelerde kurşun sıkar. Benim polisim sabretti. Parke taşlarını attılar 600'ü aşkın polis yaralandı. Bunlar Türk polisi değil mi? Ey ulusalcılar bu polise nasıl saldırdınız?

 

BU OYUNLARA DÜŞMEYECEĞİZ

 

Biz milletçe bu oyunlara düşmeyceğiz. 76 milyona yönelik bu çirkin girişimler karşısında asla geri adım atmayacağız. Siz bizlere bir emanet verdiniz. O emanet bizim kutsalımızdır. Hiç endişe etmeyin, O emanet bizim namusumuzdur. O emanet bizim şerefimizdir. sizin emanetinizi allahın izniyle yere düşünmeyeceğiz.

 

ERBAKAN GİBİ KEFENİMİZLE YOLA ÇIKTIK

 

Milletin seçimiyle iş başına gelmiş hükümete hiç kimse kastedemez. Kimse kuru gürültüyle demokrasiyi ayaklar altına alamaz. Hiç bir faiz lobisi, hiçbir karanlık odak bizi korkutamaz. Kimse bize geri adım attıramaz. Biz bu yola millet için çıktık. Hiç endişeniz olmasın biz bu yola tıpkı merhum Menderes, merhum Özal, merhum Erbakan gibi kefenimizle çıktık.

 

ALEVİNİN SÜNNİ'YE, SÜNNİ'NİN ALEVİYE ÜSTÜNLÜĞÜ YOKTUR

 

Bu ülkede bizim nazarımızda hiçbir etnik kökenin diğerine üstünlüğü yoktur. Türküyle, kürdüyle, lazıyla çerkeziyle, boşnağıyla, romanıyla vs.. tüm etnik unsurlar bu ülkede biriz beraberiz. Yunus gibi, yaradılanı yaradandan ötürü seviyoruz. Kimse kimseye üstünlük taslamasın.Hepsi allahın kulu. Alevinin sünniye sünninin aleviye üstünlüğü yoktur. Bunu kaşıyanlar var bu ülkede. Bu oyuna ne olur gelmeyin.

 

TAKSİM GEZİ PARKI AÇIKLAMASI

 

Ben tekrar bir şey hatırlatıyorum. Ülkemin huzurunu bozmak isteyenlere sesleniyorum. Taksim Gezi parkında hala kalan var mı bilmiyorum. Yargı sürecinde olan bir konuda hala orada olmanın bir anlamı yoktur. Bunun yanında bir şey söyledim. Yargı ne tür karar verir bilemem.Lehte de karar verse İstanbul kalkar halk oylamasını yapar.

 

GEZİ PARKI İŞGAL ALANI DEĞİLDİR

 

Eğer halk parkı korumak koşuluyla bir şehir müzesi isterse biz gereğini yaparız. Biz haziran seçimleri öncesi istanbula anlattık. İstanbul yüzde 51'le bize evet dedi. Halkımız ne karar verirse biz ona uyarız. Orada duran kardeşlerim varsa orayı terk edin. İyi niyetlilere orayı terk edin diyorum. Orası İstanbullularındır. Orası illegal örgütlerin işgal mekanı değildir.


Taksim Meydanı boşaldı, boşaldı. Boşalmadığı takdir artık bu ülkenin güvenlik güçleri orayı boşaltmayı bilir. Çünkü geldiler, kabul ettik. kendilerine anlattık. Bana söyledikleri şu, halk oylaması yapacaksınız ne güzel dediler. Birleri hala direndi. 10'da dediler, 3'te dediler açıklamadılar. Bu devlet sizin oyuncağınız değil. Kusura bakmasınlar.

 

Aktifhaber

Bu haber 1427 defa okunmuştur.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google
  • Delicious
  • FriendFeed
  • StubmleUpon
  • Digg
  • Netvibes
Türkiye Haberleri
::: MANŞET HABERLER :::
Yukarı Geri Mardin Haberleri Burada   haberler  

Video Galeri

Tüm videolar