Dolar 3,8866
Euro 4,5863
BİST 107,71
Altın 1,278,2

Suriye'de Neler Oluyor?

Suriye'de Neler Oluyor?
Eklenme Tarihi : 23 Şubat 2013, 23:15
Sınır komşumuz Suriye'de insanlık dramı yaşanıyor. Peki Suriye'de neler oluyor?

Ülkemiz ile 877 kilometrelik kara sınırı bulunan, Mardin’in Nusaybin ilçesinde ve Şenyurt’ta sınır kapısı bulunan Suriye'de büyük bir iç savaş yaşanıyor. Yaklaşık iki yıldır süren iç savaşın 70 bin insanın yaşamına mal olduğu kardeş Suriye'deki olayların tüm Türkiye ve tabi ki Mardin'e büyük sosyal ve ekonomik etkileri olmaktadır.

 

İşte bu noktada Suriye'de neler olduğuna dair internette "Suriye Devrimi" sayfalarında her gün Suriye'den aldığı haberleri doğrudan paylaşan Sayın Mohammad Akta ile konuyu görüşmek yararlı olacaktır düşüncesiyle okuyacağınız röportajı gerçekleştirdik.

 

- Suriye Devrimi Facebook sayfası ne zaman kuruldu, kaç takipçisi var ve ne şekilde Suriye'den günlük haber aktarımı sağlanmaktadır? 

 

Suriye Devrimi Facebook sayfası, 2011 yılının Mart ayının sonlarına doğru açıldı. Bildiğiniz gibi Suriye’de halk ayaklanması 15 Mart’ta başlamıştı ve bu halk ayaklanması başlamadan önce tarihi belirleyen ve millete “bu tarihte sokaklara döküleceğiz” diyen yani bir nevi aslında ayaklanmayı başlatan ve başladıktan sonra da olayları bir bir aktaran “The Syrian Revolution 2011” Facebook sayfası olmuştur. Halk ayaklanması başladıktan birkaç hafta sonra bu sayfanın yetkilileri bizden Suriye haberlerini Türkiye’de yayınlamak için ve Türkiye’de bir kamuoyu oluşturmak için Türkçe yayın yapan bir haber sayfası kurmamızı talep ettiler ve biz de bu sayfayı kurduk.

 

Haber alma şekli birebir tanıdığımız insanlardan oluyor. Yani sayfayı kuran şahısların Suriye içinde her ilde tanıdıkları vardı ve bu tanıdıkları vasıtasıyla alıyorlardı haberleri. Suriye’nin içindeki tanıdığımız arkadaşlar mail yolu üzerinden haberleri aktarıyorlardı. Sayfa adminleri ise bu haberleri alıp sayfalarında paylaşıyorlardı biz de o haberin aynısını alıp Türkçe’ye çevirip kendi sayfamızda yayınlıyorduk.

 

Daha sonrasında tüm illerde ve her ilin semt ve ilçelerinde koordinasyon merkezleri kurulunca, bu koordinasyon merkezlerinin hepsinde bir medya sorumlusu oldu. Bu medya sorumlularına kameralar gönderildi, 3G internetin çalışabilmesi için “Thurayya” denilen uluslararası hatları gönderildi. Bu şahısların hepsi “Skype” programında kanallara kondular ve bu kanallar aracılığı ile çektikleri videoları ve duydukları haberleri paylaşmaya başladılar ve biz de aynı kanaldan o haberleri alıp çevirip paylaşmaya başladık ve halen de o şekilde devam etmektedir.

 

Sayfanın takipçisi şuanda 39 bini geçmiş durumda.




- Suriye'deki olaylarda Türkiye Devleti'nin siyasi yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz? 

 

Suriye’deki olaylarda ben, Türkiye yönetimini biraz çekimser görüyorum. Çünkü çok karışık bir bölge ve zor bir durum. Türkiye, silahlı müdahale yaparsa karşısına Rusya, İran ve Çin’i alacaktır. Ama aslında bu ülkeler risk alıp Türkiye’ye savaş açmayabilir. Bu yüzden Türkiye çekimser durumda. Hükümetin müdahale yapmak istediğini fakat kendisini ve halkını riske sokmak istemediğini görüyorum. Çünkü şimdiye kadar Suriye halkına en büyük destek Türkiye’den geldi. Suriyeliler, istedikleri kadar Türkiye’de ikamet edebiliyor. Her Suriyeli, bakanlık izni ile bir yıllık ikamet tezkeresi alabiliyor. Ayrıca mültecilere çok iyi bir şekilde bakılıyor. Ürdün’deki Suriyeli mültecilere BM tarafından kamplar kuruldu fakat oradaki kamplar tamamen kötü ve rezil durumdadır. Buradan Türkiye’nin tüm dünyadan daha bir şekilde hizmet ettiğini anlayabiliyoruz. Fakat Türkiye bundan daha fazlasına cesaret edemiyor. Özellikle Türkiye’nin uçağı düşürüldükten, Hatay bölgesine havan topu atıldıktan ve Cilvegözü sınır kapısına bombalı saldırı yapıldıktan sonra Suriye’nin ve destekçi ülkelerinin Türkiye’yi bir savaşa sürüklemek istediğini fark etti. Bu yüzden Türkiye’nin çekimser durumda olduğunu düşünüyorum.




- Türk milletinin Suriye'den gelen kardeşlerine karşı tavrını nasıl buluyorsunuz?

 

Çok karmaşık durumda buluyorum. Yani bazı kesimler bizden yana bazı kesimler ise Esed’ten yana. Karmaşık olmasının sebebini, bazı tarafların neden Esed’i desteklediğini biliyoruz ve anlıyoruz ama normalde bizi desteklemesi gereken ya da bizi desteklemesini beklediğimiz özellikle bazı İslamî kesimler Esed’i destekliyor. Geçen yıl Saadet Partisi lideri Mustafa Kamalak, Esed’i ziyaret edip hediye takdim etmişti. Ayrıca birçok sivil toplum kuruluşu halen bize destek vermiyor. İlk zamanlarda Mustafa İslamoğlu bile Esed’ten yana durmuştu. Medya organlarından da bazı kesimler bizi şaşırttı. TV Net kanalı gibi. Onlar son zamanlara kadar Hüsnü Mahalli denen Baas sözcüsünü çıkarttılar. Ayrıca aynı kanalın genel yayın yönetmeni İbrahim Karagül, milletin Suriye meselesindeki kafalarını karıştırmaya çalışıyor. İşte bütün bunlardan dolayı “biraz karmaşık” diyorum.

 

Aslında Suriye meselesinde destek vermek ya da vermemek İslami olmak ya da olmamakla alakalı değil. Çünkü mesele tamamiyle insani bir durum ama Suriye halkının gösterilerinde tevhid getirmeleri tekbir getirmeleri işte dualar okumaları ayaklanmaya bir İslamî hava katıyor bu yüzden sol kesim genel itibari ile bu ayaklanmayı desteklemiyor. Halbuki bunu yaparak insanlığa vicdanlı olmadıklarını ve insanlıktan çıktıklarını ve insani görevlerini yerine getirmediklerini gösteriyorlar.

 



Bazı İslamî kesimlerin de Esed’i desteklemesi ise tamamen üzücü. Halk bazında değerlendirmek gerekirse de devrim başladığından beri şimdiye kadar maalesef halk bilinçsiz ve üzülerek söylüyorum biraz da duyarsız olmuş. Eskilerde Filistin meselesi için yüzbinlerce insan meydanlara dökülürdü ama Suriye meselesinde ise şimdiye kadar yapılan en büyük gösteri de bile en fazla 6 - 7 bin insan katılmıştır. Bu insanların eskisine göre daha duyarsız olduğunu göstermekte. Bilinçsiz olmanın sebebi ise Esed rejiminin yıllar boyunca kendi zulmünü örtbas etmesi ve halka uyguladığı baskıdan dolayı Türkiye’deki Suriyelilerin, Suriye’de yapılan zulmü yıllar boyunca anlatamamasıdır. Bu yüzden Türkiye halkının çoğunluğu devrimin neden başladığı anlamış durumda değil. “Her şey çok güzelken neden isyanlar başladı?” gibi sorular soruyorlardı bize.


- Sizce bu savaşın Suriye’ye komşu olan Lübnan, Türkiye gibi ülkelere sıçrama ihtimali var mıdır? 

Türkiye’ye sıçrayacağını sanmıyorum ama bazı gruplar arasında ara sıra gerginliğe yol açabilir ama bunun savaşa dönüşeceğini hiç sanmıyorum. Lübnan’a sıçrama ihtimali ise çok büyük ve aslında sıçradı denebilir.  Oranın yapısı Suriye’ye yakındır. Orada da baskı var ve orada da Sünniler ezilmekte. Nitekim Hizbullah, Esed rejimini desteklediği için Lübnan’da Suriye halkına destek veren Lübnanlılara zulüm uyguluyor.

 

- Suriye'deki olayların Mardin gibi Suriye ile sınırı olan kentlere etkisi konusunda ne düşünüyorsunuz?

Yani dediğim gibi pek bir etkisi olmayacaktır. Fakat gün geçtikçe daha çok mülteci akımına uğrayacaktır. Ayrıca Suriye hükümeti tarafından Hatay’a atıldığı gibi bu bölgelere de havan topu atabilir. Hatta ilerleyen zamanlarda farklı metodlar da uygulayabilir. Nitekim Cilvegözü sınır kapısına bombalı saldırı uygulamışlardı. Ayrıca Türkiye’nin içinde Esed hükümeti ile beraber çalışan taraflar da var onlara dikkat etmek gerekir.

 

Bunlardan en bariz olanı ise PKK terör örgütü. Çünkü PKK ile Esed yönetimi arasında anlaşmalar var. Zamanında Abdullah Öcalan, Şam’da yakalanmıştı hatırlarsanız. Bu olaylar gölgesinde de Baas ordusu Kamışlı kentinin kuzey bölgelerinden çekilip PKK’ya teslim etmişti ve orada kamplar oluşturmasına izin vermişti. Bu da Hür Suriye Ordusu ile PKK arasında çatışmalar yaşanmasına sebep oluştu.

 

- Son olarak Suriyeli kardeşlerimizin Türkiyeli kardeşlerinden beklentileri nelerdir?

 

Yani aslında Türkiye halkından istekleri, yapabildikleri her konuda yardımcı olmak. Gerek insani yardım konusunda gerekse siyasi yollardan gerekse medya ile her türlü desteğe ihtiyaçları oldukları için ve en büyük beklentileri Türkiye’den ve Türkiye halkından olduğu için çok ciddi yardımlar istiyorlar.

 



Çok şükür, Türkiye’den çok ciddi bir şekilde maddi yardım gitmekte fakat bu, hiç bir zaman savaşı durdurmaz ve onların ölüm tehlikesini azaltmaz. Suriye halkı artık Esed’in katliamını durduracak çözümler ve adımlar istiyor. Bunun için Türkiye halkının daha çok duyarlı olmasını istiyor. Biz Suriye’ye gittiğimiz zaman Türkiye halkını sorduklarında maalesef üzülerek halkın çoğunluğunun Suriye meselesini yanlış anladığını söylüyoruz ve çok şaşırıyorlar. Bu yüzden Suriye meselesinin de çok iyi bir şekilde kamuoyuna anlatılmasını istiyorlar.

 

- Zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığınız için teşekkür ederiz.

 

Mardin’deki kardeşlerimizin Suriye’deki iç savaşla ilgili ayrıntılı bilgi sahibi olmalarını sağlayacak bu röportajı gerçekleştirdiğiniz ve Suriye konusunda göstermiş olduğunuz duyarlılık için ben teşekkür ederim.

 

Mohammad AKTA Kimdir?


Mohammed Akta, 1990 tarihinde Suriye'nin Halep kentinde doğdu. Çocukluk yılları İstanbul, Suudi Arabistan ve Suriye’de geçti. Mohammed Akta, İstanbul Üniversitesinde Peyzaj Mimarlığı bölümünde eğitimine devam etmektedir.



Başbakan Erdoğan ve Mohammad Akta el sıkışırken..


BİLGİ: 15 Mart 2013 Cuma günü Suriyelilere destek olmak, liderlere Suriye meselesindeki sorumluluklarını hatırlatmak, İran, Rusya, Çin'in Esed'e desteğini kınamak ve "Suriye Direnişini İkinci Yılında Selamlamak" için Türkiye'nin birçok ilinde gösteriler düzenleneceği bildirildi.


15 Mart 2013 Cuma günü gösteri yapılacak iller ve adresleri:

- İstanbul -- Beyazıt Meydanı - İSTANBUL
- Ankara
- Adana
- İzmir
- Gaziantep

Bu haber 2957 defa okunmuştur.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google
  • Delicious
  • FriendFeed
  • StubmleUpon
  • Digg
  • Netvibes
Röportaj Haberleri
::: MANŞET HABERLER :::
Yukarı Geri Mardin Haberleri Burada   haberler  

Video Galeri

Tüm videolar