Dolar 3,8866
Euro 4,5863
BİST 107,71
Altın 1,278,2

Muammer Güler'den Rus Turistlere Çağrı

Muammer Güler'den Rus Turistlere Çağrı
Eklenme Tarihi : 10 Ocak 2013, 23:23
AK Parti Mardin Milletvekili Muammer Güler, Mardin'in ezan, çan ve hazan seslerinin bir arada duyulabileceği eski bir Mezopotamya kenti olduğunu belirterek, Rusya halkını Mardin'i ve kültürünü tanımaya çağırdı.

AK Parti Mardin Milletvekili Muammer Güler, RS FM’e yaptığı açıklamada, Mardin’in kültürel zenginliklerine dikkat çekti. Güler şunları söyledi:

 

“Mardin’e gelen turistlerin hem Mardin merkezde, hem çok yakın bir kent olarak eski bir tarihi kent olan Dara Antik Harabeleri de ve yine yakındaki Hasankeyf’te ve bir tur olarak gelenler için Midyat’ta ki bu da çok önemli bir turizm merkezi ve en az Mardin merkezindeki gibi bir mimari dokuya sahip Midyat ve hemen yakınındaki bir daha söylüyorum Şanlıurfa ve Hasankeyf’i de içine katan bir tur düzenlemesinde Mardin çok öne çıkıyor.”

 

TÜRKİYE'NİN EN HUZURLU KENTİ...

 

Güler, Mardin’in Türkiye’nin en huzurlu kentlerinden biri olduğuna işaret etti. Mardin Milletvekili Güler, kentin vaadettiklerini şöyle anlattı: “Mardin, Türkiye’nin en huzurlu kentlerinden birisi. Güvenlik anlamında hiçbir sıkıntısı olmayan ve Türkiye standartlarında asayiş açısından üçüncü sırada yer alan bir kent. Bu çok az bilinen önemli bir özelliğidir Mardin’in... Turizm potansiyeline gelince, kent merkezi bu konuda önde olsa da, Midyat’ta, Dara Harabeleri’nde, Şanlıurfa’da, Hasankeyf’te de büyük bir potansiyel var. Bu tur içerisinde güvenlik yönünden hiçbir sıkıntı yok, konaklama anlamında hiçbir sıkıntı yok ama turistlerin gelip görebileceği çok zenginlikler var.”

 

“RUS TURİSTLER MARDİN'E GELMELİ"

 

Güler, Mardin’in kültürel zenginliğine dikkat çekti. Kentte ezan çan ve hazan sesinin bir arada duyulabileceğini anımsatan Güler kentte farklı dinlere ait kültürel eserlerin hepsinin koruma altında olduğunu söyledi. “Rus turistler bu turizm gruplarına geldikleri takdirde Mardin’de çok değişik şeyler görecekler ve Türkiye’yi tanıma anlamında, Türkleri tanıma anlamında, bölge insanlarını tanıma anlamında çok farklılıklar görecekler. Orada ezan sesi, çan sesi, hazan sesi bir arada, farklı dinlerde insanlar birbirlerinin kimliklerine, birbirlerinin inançlarına saygı göstererek yıllarca bir hoş görü içinde yaşadılar. Ve birbirlerinin medeniyet eserlerini hep sakladılar. Onları geleceğe taşıma anlamında önemli bir irade gösterdiler.”

 

“AİLECE, RUSYA'YLA İLİŞKİLERİMİZ İYİ"

 

“Bizim ailece de Rusya’yla ilişkiler konusunda bir özelliğimiz var. Benim oğlum akıcı bir Rusçayı konuşabilen, hem iş Rusçası hem de günlük konuşma olarak özellikle biz orada önemli çalışmalar yaptı. Şu anda da Türkiye gelen Rus vatandaşlarına da VIP anlamında hizmet verdiğini de ifade etmek isterim. Tabi biz bu turizm hareketliğini Mardin’e de bekliyoruz. Bakın buradan kendilerine özellikle belirtiyorum.

 

"MARDİN'İN HEDEFİ 5 MİLYON TURİST"

 

Rus turistlerin Mardin’le ilgili turlara katılmaları halinde çok farklı şeyler göreceklerini ve bu ziyaretlerden çok memnun olacaklarını ifade ediyorum. Ve gerçekten görülmesi gereken yer, zaten biz bu tarihi dönüşümü, restorasyon çalışmalarını bitirdiğimizde Mardin için hedeflediğimiz yıllık turist sayısı 5 milyondur. Bu çok iddialı bir hedeftir. Ama biz bu hedefin gerçekleşeceğine inanıyoruz.”

 

RS FM Ankara muhabiri Hale Gönültaş’ın, AK Parti Mardin Milletvekili Muammer Güler’le gerçekleştirdiği söyleşinin tamamını okuyabilirsiniz:

 

-Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda ve Güneydoğu Anadolu illerine yönelik tanıtım hamlesine Mardin’den başladı. İlk tercih olarak neden Mardin seçildi?

 

Öncelikle dinleyicilerinize selamlarımı, saygılarımı iletiyorum, çalışanlarınıza da başarılar diliyorum. Mardin’in 2012 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Turizm Tanıtma Genel Müdürlüğü’nce öncelik sırasına alınmasının birkaç sebebi var. Başta Sayın Bakanımız Ertuğrul Günay’a ve Turizm Tanıtma Genel Müdürü İstanbul valiliğindeyken çalışma arkadaşım olan o dönemin İstanbul vali yardımcısı bu dönemde de Turizm Tanıtma Genel Müdürü olan Sayın Cumhur Güven Taşbaş’a ve değerli arkadaşlarına da teşekkürlerimi ifade ediyorum.

 

Kadim bir medeniyetin izlerini taşıyor

 

Mardin’in Güneydoğu Anadolu’da ve Türkiye’nin turizm potansiyelinde turizm destinasyonunda çok özel bir yeri var, bunu birkaç sebebe bağlayabiliriz. Bir kere Mardin kadim bir medeniyetin bugüne yansıyan izlerini yüzlerce, binlerce yıla rağmen taşıyarak gelmiş bir kent. Mimari dokusu dünyada belki Toledo’yla eşdeğer olarak görülüyor. Şu anda dünyada mimari yapısını büyük ölçüde ve kent yaşamı itibariyle koruyan bir Toledo’dan bahsediliyor ve bir de Mardin. Tabi birçok kentin kendine özgü mimari özellikleri, geçmiş dönemde bütün medeniyetlerin izlerini taşıyan bir yapısı var ama bunun kentin tamamına yönelik olarak ifade edilmesi kent yaşamı içinde bu mimari özelliğin önemli yer tutması önemli burada. Mardin’deki yapıların özellikle eski Mardin dediğimiz ve yine binlerce yıllık bir tarihi olan Mardin Kalesi’nin eteğindeki taş yapılar, eski yapılar, geçmiş medeniyet izlerini taşıyan yapılar ağırlıkta. Elbette ki şu anda devam etmekte olan da bir kentsel dönüşüm çalışması var, bu kent dokusu yıllar boyunca içinde bazı çarpık yapıları da geliştirmiş. Şimdi bunlarla ilgili çok önemli bir çalışma yapıldı. Yaklaşık 2005-2006’lı yıllardan itibaren yine Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın öncülüğünde, Mardin valiliği, Mardin belediyesi ve değişik vakıflar ki bunların içerisinde ÇEKÜL Vakfı da ön plana çıkan bir çalışma içerisinde ve bazı üniversiteler işin içine girdiler bunlarla birlikte bir dönüşüm çalışması, bir restorasyon çalışması başlatıldı ve tespit yapıldı. Yaklaşık 800’e yakın ilave yapının, eklemenin, çıkıntıların o mimari dokuyu, o tarihi özellikleri olan yapıları bozduğu tespit edildi ve bunların yıkımı ve eserlerin de eskisine uygun olarak bozulmakta olanların restorasyonu gündeme geldi. Bu proje şu anda devam ediyor. Şu ana kadar 150’ye yakın yer yıkıldı, birçok yerde kamulaştırma yapıldı. Mardin’in yeni şehir bölgesinde yeni binalar yapılarak insanların oraya taşınması suretiyle tarihi doku bütünüyle ortaya çıkarılmış olacak; tamamen bir turizm şehri, mimari dokusu korunmuş bir şehir haline gelecek. Ve bu tabi ki Mardin’in turizm potansiyelini büyük ölçüde değiştirecek. Bir kültür turizmi şehri olacak bir kere. Eski bir Mezopotamya kentidir, binlerce yıllık medeniyet içersinde birçok medeniyetin orada izleri vardır. Bir de tabi Mardin’in bu mimari yüzü işin maddi boyutu ama bir de işin bir manevi boyutu, bir yaşam boyutu, bir sosyal boyutu, bir kültürel boyutu var ki bence en az Mardin’in mimari dokusu kadar önemli bir yapı. Bu da binlerce yıldan beri farklı din, dil ve kültür ve etnisite, farklı yapıda insanlar, dinler bir uzlaşı içinde.

 

Mardin UNESCO’ya aday

 

-Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın geçtiğimiz günlerde bir çalıştayı vardı. Mardin’de düzenlenen çalıştayda teknik çalışmalar konusunda bilgi verdiğiniz az önce o altını çizdiğiniz kültürel turizmin arttırılması için de neler yapılması gerektiği konusu mutlaka öne çıkmıştır. Bu konuda neler anlatabilirsiniz? Yine uluslararası arenada Mardin’e daha çok turist çekmek için bir fikir teatisi, yol haritası belirlendi mi? Rusya’nın da çok ciddi bir potansiyeli var; özellikle kültür turizmini öne çıkartarak Rus turistleri Mardin’e çekmek gibi bir proje söz konusu olabilir mi? Ve bununla ilgili bir tur operatörleriyle bir toplantınız, böyle bir gündeminiz var mı?

 

Söylediğiniz konuların tamamı bu çalıştaylarda ve bu çalışmada gündeme geldi. Bir kere Mardin’in turizm zenginliğinin ne olduğu ortaya kondu, eksiklikler, yapılması gerekenler ve hangi turların düzenlemesi gerektiği meselesi gündeme geldi. Benim baştan anlattığım o teknik ve tarihi dönüşüm kültür turizmi faaliyetleri bu işin tabi ki en can alıcı noktası. Zaten Mardin şu anda UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinin adayları arasında. Bu çalışmalar bittiği zaman inşallah dünya kültür mirasına girecek. Beş yıldızlı oteller yapıldı, bunlar Ankara’da, İstanbul’da olsa altı, yedi yıldıza tekabül edebilecek düzeyde tesisler... Şu anda yabancı turistler için son derece uygun barınma koşulları var. Tabi Mardin’i tek başına da bir turizm destinasyonu olarak almamak lazım. Çünkü Mardin’e gelen turistlerin hem Mardin merkezde, hem çok yakın bir kent olarak eski bir tarihi kent olan Dara Antik Harabeleri de ve yine yakındaki Hasankeyf’te ve bir tur olarak gelenler için Midyat’ta ki bu da çok önemli bir turizm merkezi ve en az Mardin merkezindeki gibi bir mimari dokuya sahip Midyat ve hemen yakınındaki bir daha söylüyorum Şanlıurfa ve Hasankeyf’i de içine katan bir tur düzenlemesinde Mardin çok öne çıkıyor.

 

Rus turistlere Mardin’i öneriyorum

 

Güvenlik anlamında hiçbir sıkıntısı olmayan ve Türkiye ölçülerinde, Türkiye standartlarında üçüncü sırada asayiş ve güvenlik yönünden üçüncü sırada yer alan bir kent. Bu çok az bilinen bir özelliği, bu çok önemli bir özelliği Mardin merkezi itibariyle ki bütün turizm hareketliliği, turizm potansiyeli bahsettiğim gibi Mardin’in merkezinde, Midyat’ta, Dara Harabeleri’nde, Şanlıurfa’da, Hasankeyf’te. Bu tur içerisinde güvenlik yönünden hiçbir sıkıntı yok, konaklama anlamında hiçbir sıkıntı yok ama turistlerin gelip görebileceği çok zenginlikler var. Ben 7,5 yıla yakın bir sürede İstanbul Valiliği görevini yürüttüm. Tabi ki Rus turistlerinin ülkemiz açısından ve Rusya’yla son yıllardaki gelişen ilişkilerimiz bu ilişkilerimiz ekonomik yönden çok gelişti ve Rus turistlerin İstanbul’da yoğun olarak büyük ilgisini gördük. Rus turistlerin Ege bölgesindeki ağırlıklarını biliyorum. Yıllar içerisinde Rus turistler ülkemize çok büyük ölçüde rağbet ettiler ama ben asıl onların keşfetmesi gereken bir yer olarak Mardin’i öneriyorum kendilerine. Diyorum ki; Rus turistler bu turizm gruplarına geldikleri takdirde Mardin’de çok değişik şeyler görecekler ve Türkiye’yi tanıma anlamında, Türkleri tanıma anlamında, bölge insanlarını tanıma anlamında çok farklılıklar görecekler; ezan sesi, çan sesi, hazan sesi bir arada, farklı dinlerde insanlar birbirlerinin kimliklerine, birbirlerinin inançlarına saygı göstererek yıllarca bir hoş görü içinde yaşadılar. Ve birbirlerinin medeniyet eserlerini hep sakladılar. Onları geleceğe taşıma anlamında önemli bir irade gösterdiler.

 

“5 milyon turist bekliyoruz”

 

Biz tarihi dönüşümü, restorasyon çalışmalarını bitirdiğimizde Mardin için hedeflediğimiz yıllık turist sayısı 5 milyondur. Bu çok iddialı bir hedeftir. Ama biz bu hedefin gerçekleşeceğine inanıyoruz. Çünkü dünyada o zaman Toledo’yu yarışabilen tek kent durumuna gelecek. Ve böyle bir kentin görülmesi tarihi bir kentin, bütün tarihi özelliklerini barındırarak ve kent yaşamını da hissedecek şekilde turizm sahnesine çıkması büyük bir zenginlikte katacak Mardin’e. Biz Mardin’in geleceğini bu anlamda kültür turizminin gelişmesinde görüyoruz.

 

150 binden 1 milyon 100 bine...

 

-Ağırlıklı olarak hangi ülkelerden turistler tercih ediyorlar Mardin’i?

 

Şu anda Mardin’e çok önemli size söylüyorum en son rakamımız 1 milyon 100 bin. Bakın 10 sene önce Mardin’e gelen turist sayısı 150 binden 1 milyon 100 bine çıktı. O bölgede her kentten bir kere iç turizm olarak çok büyük bir hareketlilik var. Avrupa’dan çok turist geliyor, Japonya’dan çok turist geliyor, Arap ülkelerinden çok turist geliyor. Ruslar henüz keşfedemedi.

 

Asurlulardan beri o bölgedeki bütün medeniyetlerin ve özellikle o bölgede Süryanilerin uzun yıllar orada yarattığı medeniyet eserleri var. Onların büyük dini merkezleri orada ve farklı Hıristiyanlık eserleri olarak çok sayıda eser var ve hepside korunmuş durumda. Tabi o bölgedeki tarımsal potansiyeli de GAP’ında en önemli merkezlerinden birisi olarak Mardin’i görecekler. Bizim açımızdan çok önemli bir inanç turizmi merkezi, Süryanilerin ilk ve en büyük kiliselerinin olduğu bir yer. Başka medeniyet eserleri de var ama özgünlüğünü koruyan yapı itibariyle de tek şehir, bir biblo şehir, bir inci şehir, gece manzarası muhteşem, bir büyük Mezopotamya ovasını kalenin eteğinden bütün bir gece o ışıklarıyla görebilen bir kent. Mardin’in değişik sanatsal eserleri var. Mesela telkari ve gümüş işlemeciliğinde dünyanın en önemli kentlerinden bir tanesi, dokumacılıkta, folklorik eserlerde, yöre eserlerinde de çok önde. Ama bu arada el işçiliğinin de en yaygın olduğu kentlerden bir tanesi ve o bölgenin folklorunu yakından tanımak anlamında da muhteşem bir yemek ve mutfak kültürü. Bakın bunu da eklemem lazım. Mardin o yörede çok muhteşem bir yemek zenginliğine de sahip.

 

-Birkaç isim söyleyelim mi, Mardin yemeklerinden...

 

Çiğ köfteden başlayarak sembusek dediğimiz, içli köfte dediğimiz, kaburga dediğimiz et yemeklerinde çok önde olan bir kent ve gelen insanların açıkça ifade ediyorum, bir daha böyle bir güzelliği yaşayabileceklerini sanmıyorum. Özellikle Rus turistler keşfedebilirlerse, bunun devamı gelir.

 

“Mardin’in misafirperverliği dillere destan”

 

Bir de şunu belirtmek lazım, güvenlik açısından hiçbir sorun yok. Fakat Mardin halkı da yıllar yılı turistlerle, yerli ve yabancı turistlerle iç içe olduğu için bir kandırılma, turistin kandırılması özellikle son dönemlerde uluslararası kamuoyunun gündemine geldi çeşitli belgeseller aracılığıyla, gelen turistin de yerli halkla ve esnafla karşılıklı güven içerisinde olabileceği rahatlıkla hareket edebileceği bir kent Mardin.

 

Çok güzel bir noktaya değindiniz. Bu konu gerçekten de belki turizmin de kanayan yaralarından bir tanesi. Mardin halkı bir kere misafirperver insanlardan müteşekkil. O yörenin misafirperverliği zaten dillere destan. O anlamda dışarıdan gelen insanların bırakın kandırılmasını belki yerli turistlere yapılan hizmetin, izzet ikramın, onlara yapılan hoşgörünün, anlayışın çok daha fazlasını yabancılara gösteren bir kent, onları bağrına basan bir kent. Şu ana kadar hiçbir olumsuzluk yaşanmadı. Yabancıya saygıyı, onları bağrına basmayı kendi ilkeleri içerisinde çok özel bir yerde tutan bir kent. Misafirlerimiz, esnafın yaklaşımını, vatandaşın yaklaşımını, yardımını göreceklerdir. Ben ve ailem, o yörenin de bir milletvekili, o yörenin de bir insanı olarak her türlü yardıma hazırım, bu konuda bir sıkıntı yaşanmaması için katkıda bulunacağını açıkça ifade ediyorum. Aracılığınızla da değerli Rusya halkına bütün bağımsız cumhuriyetlerle ve özerk cumhuriyetlerle beraber gelip o yöreyi görmelerini diliyorum. Burası çok özel bir toprak, özel bir kent, özel bir yöre.

 

-Son olarak bir sorumuz daha olacak. Hükümetin terörle mücadelenin sonlandırılması, Kürt sorunun çözümü için başlattığı bir süreç var. Bu sürecin ilerlemesi özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kültür alanında, turizm alanında potansiyelin artırılması böyle bir beklenti var mı? Sizin bu yöndeki değerlendirmeniz nedir?

 

Aslında tabi o bölgede biz uzun yıllar Kürt kökenli yurttaşlarımızla, Arap ve Türkmen ve Süryani kökenli vatandaşlarımızın, azınlık statüsünde olan Rum, Ermeni ve Yahudi vatandaşlarımızın, bu bölgede medeniyet izleri var. Hepsi bir arada bir hoşgörü içerisinde beraber oldular. Tabi ki bu uzun yıllar devam etmekte olan bu terör sorunu tabi beraberinde Kürt sorunu diye de ifade edilen bir meseleyi ortaya çıkardı. Bu sorun çözülmeli. Ben Mardin başta olmak üzere, bölgenin çözüme çok önemli katkısı olacağına inanıyorum. Zaten demokratik açılım, milli birlik ve kardeşlik projesi içerisinde Artuklu Üniversitesi bünyesinde kurulan Yaşayan Diller Enstitüsü bu açılımın çok özel bir noktası haline geldi. Kürtçe şu anda yüksek lisans tezi olarak Artuklu Üniversitesi’nde uygulanıyor ve Kürtçe seçmeli dersin öğretmenleri de şu anda Artuklu Üniversitesi’nde yetiştiriliyor. Mardin’deki bu gelişme hepsine imkân sağlayacak. Biz bu zenginlik içerisinde bu farklı özelliklerimizi, farklı kültürel özelliklerimizi zenginliğin çok önemli bir parçası olarak biliyoruz. Ve o anlamda hiç birbirimizden bir ötekileştirme farklılaştırma anlamında bir çabamız yok. Ve biz uzun yıllar bir arada yaşamanın verdiği zenginliği geliştirmeyi hedefliyoruz.

 

Röportaj: www.rsfmradio.com

Bu haber 2345 defa okunmuştur.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google
  • Delicious
  • FriendFeed
  • StubmleUpon
  • Digg
  • Netvibes
Röportaj Haberleri
::: MANŞET HABERLER :::
Yukarı Geri Mardin Haberleri Burada   haberler  

Video Galeri

Tüm videolar