Dolar 6,0478
Euro 7,0058
BİST 90,185
Altın 1,190,9

Filli Saatin Mucidi Büyük Mühendis Cezeri

Filli Saatin Mucidi Büyük Mühendis Cezeri
Eklenme Tarihi : 17 Ekim 2012, 14:52
İngiltere merkezli Bilim, Teknoloji ve Medeniyet Vakfı'nda görev yapan Doç. Dr. Salim Aydüz'ün Kasımiye Medresesi'nde örnek modeli bulunan büyük mühendis Cezeri'nin 'Filli Saati' ile ilgili yazısı..


       "Filli Saat modeli Kasımiye Medresesi’nde de bulunmaktadır."

     Doç. Dr. Salim Aydüz


Artuklular olarak da bilinen Artuklu Beyliği 1102 – 1409 yılları arasında Mardin, Hasankeyf ve Harput bölgelerinde hüküm sürmüş bir Oğuz Türkmen beyliğidir. Zaman içinde çeşitli kollara ayrılan bu beyliğin hükümranlığı esnasında yetişmiş bir bilim adamı bugün bütün dünyanın dikkatini çekmektedir. Yapmış olduğu mühendislik harikası aletleriyle devrinin çok ilerisinde bir dahi olan bu kişi kısaca Cezerî olarak bilinen Bediüzzaman Ebü’l-İzz İsmail bin Rezzaz Cezerî’dir.

 

1206 yılında tamamladığı eseri dolayısıyla bu tarihte sağ olduğunu bildiğimiz Cezerî’nin ne zaman doğduğu ve öldüğü konusunda bir bilgi yoktur. 13. yüzyıl Anadolu’sunda yaşayan bu seçkin makine mühendisinin kaleme aldığı, otomatik abdest makineleri de dâhil olmak üzere birçok mekanik icadı tanıtan El-Cami’ beyne’l-ilm ve’l-ameli’n-nafi’ fi sına’ati’l-hiyel ya da Makine Yapımında Yararlı Bilgiler ve Uygulamalar kitabı, mühendisliğin farklı alanlarına mensup kişiler için paha biçilmez bir kaynak olmuştur.

 

Hayatı hakkında çok az şey bilinmekle beraber, hizmetinde çalıştığı Artuklu Hükümdarı Nasîrüddîn’in ondan icatlarını bir kitapta toplamasını istediğini ve Muhendislik Aletleri Kitabı adlı bu eserin 1206 yılında tamamlandığını biliyoruz.

 

Bunun öncesinde, saatler, su yükseltme makineleri ve krank mili gibi mühendislikte çığır açan birçok makine yapmıştır. Yaptığı birçok makinede hareket eden insan figürlerine yer verdiği düşünülürse, robotic biliminin öncülerinden olduğu da söylenebilir.

 

Cezerî’nin Pistonlu Pompası

 

Eserinden elde ettiğimiz bilgilere göre Cezerî beş tane su yükseltme makinesi tasarlamıştır. Bunlardan iki tanesi su kaldıracının geliştirilmiş versiyonları olup, bir tanesinde hayvan gücünün yerini dişliler ve su gücü alıyordu. Krank milinin icadını Cezerî’nin diğer çığır açan icadı olan su kuvvetiyle çalışan pompa izledi. Dişli çarklar, bakır pistonlar, emme ve iletme amaçlı borular ve tek yönlü sürgülü vanalar kullanılan bu pompa, sulama ve sıhhi amaçlı suyu emerek on iki metre kadar yukarıdaki su isale sistemine çıkarıyordu. İkili hareket prensibinin en eski örneklerinden olan bu düzenekte, bir piston suyu emerken diğeri basıyordu. Cezerî, her şeyin sorunsuz çalışması için, pistonlar üzerindeki contaları ve tek yönlü vanayı mükemmelleştirmişti.

 

Teknik çizim alanında usta olan Cezerî, büyük miktarlarda suyu tamamen kendi başına yukarı çıkarabilen bir makine icat ederken, krank-biyel çubuğu sisteminde krank milini ilk kez kullandı. Dönme hareketini lineer harekete aktaran krank mili, tarihte yapılan en önemli keşiflerden biri olarak kabul edilir. Günümüzde krank milleri oyuncaklardan araba motorlarına ve lokomotiflere kadar birçok yerde kullanılmaktadır.

 

Cezerî, hayvan gücüyle çalışan bir makine daha kullandı. Bu makinede, ark şeklindeki su kabı, dişlilerden ve sürgülü krank mekanizmasından oluşan karmaşık bir sistemle yukarı ve aşağı hareket ettirilir. Krankın Avrupa’da makine parçası olarak kullanılması, mühendislik devriminin yaşandığı 15. yüzyıla kadar gerçekleşmeyecekti.

 

Cezeri, aynı zamanda haberleşme, kontrol, denge kurma ve ayarlama ilmi olan sibernetik ilminin de kurucusudur. Zamanla gelişerek bilgisayarların ortaya çıkmasına imkân tanıyan bu bilim dalı, insanlarda ve makinelerde bilgi alışverişi, kontrolü ve denge durumunu inceler.

 

OTOMATİK ABDEST ALMA MAKİNASI

 

Cezerî bir de otomatik abdest alma makinası icat etmiştir. Tamamen seyyar olduğu için misafirlerin önüne getirilebilen bu abdest makinesi, tepsi üzerindeki bir tavus kuşu görünümündeydi. Misafirin makinenin üst kısmına dokunmasıyla birlikte makine, abdest almaya yetecek miktarda suyu kısa aralıklarla sekiz kere fışkırtmaktaydı. Bu yöntem sayesinde su tasarrufu da sağlanmış oluyordu. Bu otomatların havlu verme özelliği bulunanları bile vardı!

 

Filli Su Saati

 

Cezerî, insanlığın çeşitliliğine ve o dönemde İspanya’dan Orta Asya’ya kadar yayılan İslam’ın evrenselliğine duyduğu hayranlığı göstermek için bu saati inşa etmiştir. Cezerî, insanlığın çeşitliliğine ve İslam’ın evrenselliğine duyduğu hayranlığı göstermek için bu teferruatlı saati inşa etmiştir. O dönemde İslam dünyası, İspanya’dan Orta Asya’ya kadar yayılmaktaydı. Cezerî, bu zenginliği eserine yansıtmak üzere kullandığı Yunan (Arşimet) su prensiplerini, bir Hint saati (gati) ve bir Hint fili, bir Mısır Zümrüdüanka’sı, Arap figürleri, bir İran halısı ve Çin ejderleriyle takviye etti. Kale üzerindeki figürün Selahaddin Eyyubi olduğu, Cezerî’nin büyük lidere duyduğu saygıyı ifade etmek için kullanıldığı düşünülmektedir. Ayrıca, saatte kullanılan unsurlar ülkeleri ve ticareti de simgelemekte olup, her hayvan bir miti dile getiriyordu; fil kraliyet ve soyluluğu, Zümrüdüanka yeniden doğuş ve hayatı, ejder ise güç ve yenilmezliği...

 

Dünyadaki bu kutlu çeşitliliği selamlamanın yanında, Cezerî ayrıca öncülerinden daha iyi tasarlanmış, daha verimli ve daha yüksek kapasiteli makineler geliştirmek istemekteydi. Bu açıdan bakıldığında, görüntüsüyle ihtişam duygusu uyandırmakla beraber, bu saatin esas harikulade yanı, delikli kâsenin dikey olarak batmak yerine, ağzı çevresinde salınım yapacak şekilde tasarlanarak geliştirilmesinde yatmaktaydı. Bu saatin, zaman ölçüm aletlerinin gelişimi açısından merkezi özelliği buydu.

 

Delikli kâse, filin karnına yerleştirilen bir su tankının içinde yüzmekteydi. Suyla dolan kap yavaş yavaş batarak yana yatmakta, bu esnada da kendisine bağlı üç ipi çekmekteydi. Bu üç ip, teker teker bırakılan otuz tane topu, ejderlerin hareketini ve kendi etrafında dönen kâtip figürünü kontrol eden mekanizmaları harekete geçirmekteydi.

 

Cezerî’nin büyük dehası, bütün bu salınım sürecini ölçebilecek eşsizlikteydi; kâsenin dolması, batması ve bir turun yeniden başlaması tam olarak yarım saat sürüyordu. Kâse dibe battığında kuş sesine benzeyen, flüt gibi bir ses çıkarmakta, Zümrüdüanka kuşu kendi etrafında dönmekteydi. Bu esnada serbest kalan bir top, Selahattin Eyyubi figürünün arkasındaki kadranı çevirmekteydi. Sağa ya da sola doğru dönen Selahattin Eyyubi, bu hareketiyle hangi şahinin hangi topu bırakacağına “karar vermektedir.” Şahinin bıraktığı, ağzına düşen topun ağırlığıyla aşağı inen ejder, topu fil bakıcısının arkasındaki vazonun içine bırakmaktaydı. Bu, fil bakıcısının kolunu hareket ettiriyordu ve topun vazoya girmesiyle bir zil sesi duyulmaktaydı. Selahattin Eyyubi’nin yukarısındaki kadranda yarım saatte bir yarıya kadar dolan daireler saati göstermekteydi. Bu karmaşık hareketler serisi, gün boyunca yarım saatte bir tekrarlanarak devam etmekteydi.

 

Saatin, gündoğumunda ve günbatımında olmak üzere günde iki kere “kurulması” gerekecekti. Bunun için, otuz metal topun ilk yerlerine geri getirilmesi; ayrıca, gece ve gündüz uzunluğunun günbegün değişmesi sebebiyle bir ‘saat’ denilen süre farklılığı gösterdiğinden, su seviyesinin muhafaza edilip korunması gerekiyordu.

 

Cezerî’nin Diğer icatları

 

Büyük bir kısmı bugünkü Avrupa mühendislik terminolojisine giren makine parçalan üzerine yaptığı çalışmaların en önemlileri şunlardır:

 

Konik vanalar, kapalı kum kutularında pirinç ve bakır döküm, tekerleklerin balansı, ahşap şablon kullanılması, aletlerin kâğıttan maketlerinin yapılması, su akıtan savakların ayar edilmesi, çarpılmayı en aza indirmek için ahşabın tabakalar halinde kullanılması, gerçek anlamda emme borusunun kullanılması, suyunu belli bir zaman aralığı ile boşaltan kaplar ve daire sektörü dişliler.

 

Bunlardan bir kısmının yüzyıllar sonra Avrupa'da âdeta yeniden keşfedildiği bilinen tarihî bir gerçektir. Meselâ kapalı kum kutuları ile döküm Avrupa'da 1500 yıllarında başlamıştır. Konik vanalardan ilk söz eden Leonardo da Vinci'dir. Su saatinde seviye kontrol cihazına benzer ve buhar kazanlarında kullanılacak bir aletin patenti İngiltere'de 1784 yılında alınmıştır.

 

Segment dişlileri de ilk defa açık bir şekilde Cezeri’de görülür. Batıda ise bunlar Giovanni Dondi’nin 1364 senesinde Francescio Giorgio’nun eserlerinde ortaya çıkmış ve genel Avrupa dizayn literatürüne girmiştir.



Resim 1: Cezerî'nin eserinde bulunan otomatik roboz çizimi.


Resim 2: Cezerî'nin çizmiş olduğu otomatik robotun MTE Studios tarafından yapılan çalışır haldeki modeli.


Resim 3: Cezerî'nin çizmiş olduğu otomatik çalışan filli saat.


Resim 4: MTE Studios tarafından yapılan Cezerî'nin otomatik filli saat modeli Bilimin Sultanları isimli sergide.

Bu haber 11585 defa okunmuştur.

  • Facebook
  • Twitter
  • Google
  • Delicious
  • FriendFeed
  • StubmleUpon
  • Digg
  • Netvibes
Kültür Sanat Haberleri
::: MANŞET HABERLER :::
Yukarı Geri Mardin Haberleri Burada   haberler  

Video Galeri

Tüm videolar